YAŞAM KONAĞININ ODALARI

 

Suskun Fanzin’in ilk sayısı hepimiz için heyecan verici oldu.
Beraberce güçlü bir başlangıç yaptık ve devamı da geldi.

Okurlar burada
belki bir davranış biçimi bulacak ve yaşam konağında beraberce yol
alacağız. Hiç kimse “böyle gelmiş böyle gider” demesin diye ‘ilk’ler
olarak yaşamın analizini yapmalı ve ilkelerimizi oluşturmalıyız.
Yaşam; iki tarih arasına konmuş “tire” işareti belki ama asla
tekrarı olmayan… asla tekrarı olmayan ‘an’lar bütünü… her anı
kumbaradaki bozuk para kadar küçük ama birikimi büyük değer.
Bugün seninle yaşam konağının odalarını keşfedelim.
Önümüzde kilitli odalar ve elimizde bir anahtar demedi var.
İlk girdiğin odada kararlılığı öğreneceksin. Kararlılık, seni nihai
hedefine ulaştıracak önemli anahtarlardan biri. Unutma, Başarı kararlı
olup ısrar edenlerindir.
Cesaret odasına mutlaka uğramalısın. Cesaret, seni ayakta
tutacak, güçlü olmanı sağlayacak.
Bu iki odaki ganimetleri elde ettikten sonra sürekliliğin sırrına
ulaşacaksın. Ama işler hep beklediğin gibi gitmeyecek. Hayatın dalgaları
arada bir seni geri atacak. Ancak sen yine de yılmayacak, ısrarcı
olacaksın.
Düşsen de kalksan da “keşke” demeyecek yoluna devam
edeceksin.
Çaresizlik tuzağına hiç düşmemelisin. En zor ve olumsuz
koşullarda senin yapacağın bir şey mutlaka vardır.
Öz eleştiri odasında, kendinle yüzleşecek; kendini, hedeflerini,
mutluluk anlayışını sürekli sorgulayacaksın.
“Yarın Odası”na bir girdiğinde bir daha çıkamazsın. Planlarını,
gelecek için atılacak adımları ertelemek seni yarı yolda yalnız bırakır. Bir
şeye başlayacaksan bugün başla. Beş yıl sonra olmak istediğin yer için,
bugünden atmak zorunda olduğun bir adım mutlaka vardır.
Mazeret odasında aynalar hep başkalarını gösterir. Tüm
aksaklıkların suçlusu hep başkalarıdır. Bu odanın aldatıcı huzuruna bir
kapıldın mı genç yaşta felç olursun. Aman bu odadan uzak dur.
Uzak durman gereken odaların sayısı hiç de az değil bu yaşam
konağında… İşte seni çıkmaz bir labirente sürükleyecek odaların adları:
Pes Etmek: Hiç kimsenin seni motive etmesini beklemeyeceksin.
Kırılan kalbini kendin onaracak, bozulan moralini kendin düzelteceksin.
Pes etmek yok.
Araziye Uyum: Böyle gelmiş böyle gider diyen, gününü gün
eden, günü kurtarma gayesinde olan insanlara uymak seni sen olmaktan
uzaklaştırıp seni onlar yapar. Kendi kaliteni işe katmalısın… Arazi nasıl
olursa olsun.
Değişmezlik: Bir gününe önceki gününden bir artı katmadıkça
zararda olduğunu unutmadan yaşamı planlamalısın.
Çözüm odası bir sınav salonundan farksızdır. Sorunlara çözüm
bulmak için beynini zorlayacak ve yorulacaksın. Sorunu çözen kişi
olarak adın bir çıktı mı herkes seni yanında görmek ister.
Ekip çalışmasına uyum için egonu kapıda vestiyere bırakacaksın.
Paylaşmanın huzurunu bu odada duyacaksın.
Her işte standardın “en iyi” olacak. Hiçbir görevi öylesine
yapmayacak işe heyecanını katacaksın.
Gözlem odasının penceresini hep acık tut ki insanları, başarıları,
davranışları izleyebilesin. Bu sana yaralanmadan tecrübe anahtarını
kazandıracak.
Bir başka odada kendini keşfedeceksin. İlgilerini, yeteneklerini,
becerilerinin sırrını bu odada dürüstlükle belirleyecek kendi beyninin
röntgenini çekeceksin.
Girişimcilik, yaşam konağının her alanında başarı için gerekli.,
Nihayet son odaya ulaştın. Çabaların, direncin, cesaretin seni “özel”
bir kişi yaptı. Sen birikiminle, azminle, saygınla biriciksin. Hayatta
hiç kimsenin aklına gelmeyen bir çözümü sen bulabilirsin. Ne kadar
kıymetli olduğunu ve gücünü fark et.
Unutmayın ki sizlerin
bugünkü davranışları yıllar sonrasının
geleneği haline gelecek. Yaşamda
unutulmayanlar hep ilklerdir ve sen
bizim “İLK”lerimizdensin..

-teyyare-

5. Sayı diğer yazılar

 

Bir Cevap Yazın