ZEHRATÜL MEDAİN

Sarı kentin üzerinde bir masum çocuk gülüşü,
Yürek dolusu kan, yürek dolusu acı.
Bir yetimin âh çekişi, bir bombanın geride bıraktıkları
Canlanır yüreğimde.
Ve bir çocuk yaklaşır yanıma, ne zaman Aksa’yı düşünsem
Ellerinde bir demet kırmızı karanfille.
Masum bir gülüş zuhur eder dudaklarının kenarında
Gözleri alabildiğine ıslak.
Ve düşünce gözyaşları usulca o kurak toprağa
Yeşerir çiçeklerim, yağmur yağar ülkeme.
Korkma! Diye bağırıyorum
Üzülme ey çocuk! Sen şehitsin.
Şehitler ağlamaz.
Bu şehir kutsal, bu şehir cennet.
İşte bak! Burada o çok sevdiğin
Altın taçlı, mavi elbiseli, şefkatli nisâ.
Bu şehir senin annen.
Sen, bu şehrin çocuğusun.
Kimse anlamaz seni, bilirim
Her gece ölüm korkusuyla, üstüne sinen barut kokusuyla
Koyun koyuna yatmak ne demek
Ancak sen bilirsin, ancak sen!
Yetim kaldı ilk kıble!
Yetim kaldı şehirlerin çiçeği!
Artık kimsesiz nice çocuk,
Artık kimse yok yanında,
Düşman ve korkudan başka…

-Lavinia

Bir Cevap Yazın