Aforizma-1 “Rüya Sineması”

Ey gözleri sağlam ve kalpleri kör olmayan insanlar!
Bakınız!


Bakınız zira fakirin niyeti yoluna ömrünü koyduğu görmek ve
göstermek davasında “görüş” üzre bir söz söylemektir.
“Benim size, bir mübârek söz gibi arz edeceğim bir husûs yok.
Her şey söylenmiştir. Kur’ân-ı mecîd’de söylenmiştir, Kelam-ı Kadîm’de
söylenmiştir. Peygamber-i Ekber; Hadîs-i Şerîflerde söylemişlerdir;
tefhim edilmiştir.”
Yolumuz geniş ve yüksek, üzerinde kuşların uçtuğu, bulutların
süzüldüğü içine yıldızları, hem de on birini birden, Güneş’i ve Ay’ı ve
bütün semayı, rüyalarımızı, iyiyi ve kötüyü sığdırabileceğimiz kar beyazı
bir perde kurmaktan geçiyor.
Kar beyazı bir perde ki hayallerimizi, rüyalarımızı hatta
kaderimizi yansıttığımız. Hayal perdesi. Berrak, tertemiz bir perde.
Hakikati arayan gözümüze çekilmiş son perde.
Ancak mezkûr güzelleri seyretmek için gözlerinizi kapayın zira
fakir ve dostlarım bu şart üzre kâniyiz. Bu arzu ve şartımızın asıl sebebi
odur ki; biz göstereceklerimizi ancak gözlerimizi kapayarak gördük.
Niyetimiz mezkûr güzelleri gözlerinizle seyretmenizin vesilesi ve dahi
sorumlusu olmak asla değildir.
Bizim dahi gözlerimizi kapatarak gördüğümüz ve sizleri
de gözleriniz kapalı seyre davet ettiğimiz güzellerin bir sanrıdan
ibaret olduğunu itiraf ve tabi kabul etmeliyim zira güzellerin aksini
seyrettiğimiz perde en nihayetinde hakikatin önündeki bir perdedir.
Gayemiz mutlak suretle hak ve hakikattir.
Yolumuz olan rüya sineması, yolumuzdur! Gözler bize emanet
olsa dahi kalpler Allah’ın elindedir. En nihayetinde “sinema gibi bir
müteharrik emvat. Meyyit hayat veremez.” Vesile olmak şansındadır.

 

-Ahmed Faruk

Bir Cevap Yazın